CHP sayesinde son 6 aydır siyaset konuşmak ve siyaset yazmak zorunda kalıyoruz.
İnsanların siyasetten ve siyasetçiden bıktıklarını bildiğimiz halde süreç bizi siyaset yazmaya zorluyor.
Hâlbuki Türkiye’nin de, Hatay’ın da çok başka şeylere ihtiyacı var!
Hele ki genel olarak Hatay’ın ve mahallî olarak Antakya ve Defne’nin o kadar çok sorunları var ki…
Bu sorunları düşündüğümde kendime de beni bu hale sokan siyasete de lanet ediyorum!
*
Düşünsenize Elektriği mumla arayan bir şehirde yaşıyorsunuz ve siz siyaset konuşuyorsunuz…
İnternet’e artık tepelere çıksanız da erişemediğiniz bir şehirde yaşıyorsunuz ve siz siyaset konuşuyorsunuz…
Yolların tamamı çukurlu, tozlu ama siz siyaset konuşuyorsunuz…
Çevre kirliliğinin boğazınıza kadar yetiştiği bir şehir ve siyaset konuşuyoruz…
Var olan çukurlu yolların büyük bir bölümü halen kapalı ve biz yine siyaset konuşuyoruz…
Toplumun yüzde 60’ından fazlası emekli ve asgari ücret veya daha altında ücretler yüzünden açlıkla pençeleşiyor ve biz yine siyaset konuşuyoruz…
Siyaset siyaset ve siyaset!
Biz açlıkla imtihan edilirken bir emeklinin veya asgari ücretlinin ortalama 10 katı ücret alan siyasetçileri konuşuyor onlar için kavga bile ediyoruz!
Eeee daha ne diyelim?
Bu işte bir terslik yok mu?
Sorunlarla boğuşan biz, sefa süren kendileri…
Sorunlarla boğazımıza kadar batan biz olmamıza rağmen onlar bizim onları konuştuğumuzun 10’da biri kadar bile bizi konuşmuyorlar!
Sahi ya AKP ne yaptı?
CHP ne oldu?
MHP lideri ne dedi?
Geç bunları geç!
Açların tokları koruduğu ve kolladığı, tokların ise açları akıllarına dahi getirmediği bir siyaset kurumu var ve bunu herkes biliyor.
Ama biz yine de siyaset konuşuyoruz!