Hayatta bazı insanların ahını almak için büyük kötülükler yapmanız gerekmez. Bazen size tertemiz inanan birinin güvenini boşa çıkarmanız yeterlidir.
Çünkü insan, herkese aynı kapıyı açmaz. Bazı insanlara kalbinin en korunaklı yerini emanet eder. Söylediğiniz bir söze inanır, verdiğiniz bir sözü tutacağınızı düşünür, sizi başkalarından ayrı bir yere koyar. İşte asıl sorumluluk da tam burada başlar.
Size inanan bir kalbi kırmak, yalnızca bir insanı üzmek değildir; onun insanlara, sözlere ve güvene olan inancını da yaralamaktır. Belki siz yolunuza devam edersiniz, belki hiçbir şey olmamış gibi yaşarsınız. Ama bir zamanlar sizin için güzel düşünen bir insanın içinde bıraktığınız kırgınlık, kolay kolay silinmez.
Unutmayın, herkesin hayatında bir sınavı vardır. Kiminin sınavı güçtür, kimininki para, kimininki makam… Bazılarınınki ise kendisine güvenen bir insanın karşısında nasıl bir karakter sergileyeceğidir.
İşte insanın gerçek değeri, kendisine inanan birinin güvenini koruyabildiği yerde ortaya çıkar.
Sana inanan bir kalbi kırdıysan, başka imtihan arama. Çünkü bazen hayatın en ağır sorusu, sana güvenen bir insanın gözlerinin içine bir daha aynı dürüstlükle bakıp bakamayacağındır.
Ve şunu unutma: Her kırgınlık ses çıkarmaz, her yara görünmez. Bazı insanlar sessizce uzaklaşır; geride öfke değil, bir daha kimseye eskisi gibi inanamamanın yorgunluğunu bırakır.
İnsan olmanın asıl ölçüsü, kaç kişinin hayatına girdiğin değil; sana gönlünü açan kaç insanın kalbinden başı dik çıkabildiğindir.
Güven, bir kalbin sana verdiği en kıymetli emanettir. O emaneti kırdıysan, kaybettiğin yalnızca bir insan değil, onun gözündeki kendindir.
Meltemce — Çünkü insanın asıl imtihanı, kendisine inanmış bir kalbe layık kalabilmektir.