Bir ülkenin geleceği, yalnızca geçmişte yazılan tarihle değil, o tarihten alınan derslerle şekillenir. Çünkü büyük kazanımlar, ancak onları anlayan ve değerlerini yaşatan nesillerle kalıcı olur.
Cumhuriyet, bize yalnızca bir yönetim biçimi bırakmadı; düşünmenin, öğrenmenin, sorgulamanın ve kendi geleceğine yön verebilmenin kapılarını açtı. Bu kapıdan nasıl geçeceğimiz ise bizim bilgimizle, cesaretimizle ve sorumluluk anlayışımızla ilgilidir.
Bir milletin en büyük gücü, soru sormaktan korkmayan gençleri, öğrenmekten vazgeçmeyen çocukları ve geleceğe güvenle bakan kadınlarıdır. Eğitimle güçlenen, aklını kullanan, emeğiyle üreten bir toplum; yarınlarını başkalarının kararlarına bırakmaz, kendi yolunu kendisi çizer.
Cumhuriyet’i yaşatmak, yalnızca bayramlarda aynı duygularla bir araya gelmek değildir. Günlük hayatımızda eşitliği savunmak, farklı düşüncelere saygı göstermek, hak ve sorumluluklarımızın bilincinde olmak ve çocuklarımıza söylediklerimizden önce davranışlarımızla örnek olmaktır.
Çünkü bir ülkenin geleceği, kürsülerden yükselen sözlerden çok, sınıflarda yetişen zihinlerde, emek veren ellerde ve karakterinden ödün vermeyen insanlarda şekillenir. Bir çocuğa düşünmeyi öğretmek, ona yalnızca bilgi kazandırmak değil, kendi geleceğini kurabilmesi için güç vermektir.
Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Cumhuriyet’in değerini bilmek, geçmişe hayranlık duymakla sınırlı kalmamalıdır. Asıl mesele, o büyük mücadelenin bize yüklediği sorumluluğu anlayabilmek ve gelecek nesillere daha bilinçli, daha adil, daha özgür bir yaşam bırakabilmektir.
Bu nedenle 29 Ekim, yalnızca gurur duyduğumuz bir tarih değil, kendimizi de sorgulamamız gereken bir gündür. Çocuklarımıza nasıl bir ülke bırakıyoruz? Onlara korkularını mı, yoksa umutlarını gerçekleştirecek cesareti mi miras bırakıyoruz?
Cumhuriyet’in geleceği, onu kaç kez kutladığımızla değil, değerlerini hayatımıza ne kadar taşıdığımızla ölçülür.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyet’in kuruluşunda emeği geçenleri saygı ve minnetle anıyor, milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum.
Meltemce — Sözü olanın değil, sözüne sahip çıkanın izidir.