Bir ilişkide insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, anlaşılmaktır. Her zaman haklı çıkmak, her istediğinin yapılması ya da bütün dünyanın kendi etrafında dönmesi değil… Sadece hislerinin de karşısındaki insan için bir anlam ifade ettiğini bilmektir.
Ama bazı insanlar vardır; senin ne hissettiğinden çok, kendilerinin ne hissettiğine önem verirler. Sen kırılmışsındır, ama onların canını sıkan şey daha önemlidir. Sen susmuşsundur, ama neden sustuğunu anlamaya çalışmak yerine senin sessizliğine kızarlar. Sen defalarca anlatmaya çalışırsın; yine de dinlemek yerine kendi doğrularını savunmayı seçerler.
Oysa sevgi, yalnızca bir insanın duygularına yer açmak değildir. İki insanın da kalbine aynı masada yer açabilmektir.
Sen onun üzüldüğü zaman yanında olmuşsundur. Söylemese bile neye kırıldığını anlamaya çalışmışsındır. Bazen kendi haklılığını bir kenara bırakıp onun gönlünü kazanmayı seçmişsindir. Çünkü değer verdiğin insanın canının yanması, senin için de önemlidir.
Fakat bir süre sonra fark edersin ki aynı hassasiyet sana gösterilmiyor.
Sen anlatıyorsun, o kendini anlatıyor.
Sen dinliyorsun, o cevap vermek için bekliyor.
Sen anlamaya çalışıyorsun, o anlaşılmayı bekliyor.
Sen onun hislerini önemserken, o seninkileri gereksiz görüyor.
İşte insanı asıl yoran da budur.
Çünkü insan bazen tartışmaktan değil, duygularının karşı tarafta hiçbir karşılık bulmamasından yorulur.
Bir noktadan sonra insan artık kendini anlatmaktan vazgeçer. Çünkü anlatmanın değil, karşısındaki insanın gerçekten anlamak istemesinin önemli olduğunu öğrenir.
Şunu unutmamak gerekir:
Bir insan seni seviyorsa, yalnızca kendi hislerini değil, senin hislerini de merak eder.
Her konuda aynı düşünmek zorunda değildir. Her zaman seni haklı bulmak zorunda da değildir. Ama seni dinlemeli, anlamaya çalışmalı ve hislerini küçümsememelidir.
Çünkü sevgi, “Ben ne istiyorum?” sorusundan ibaret değildir.
Bazen asıl sevgi,
“Sen ne hissediyorsun?” diye sorabilmektir.
Ve insan, sürekli kendi duygularının yok sayıldığı bir yerde bir gün susarsa, bu sevgisinin bittiği anlamına gelmez.
Belki de sadece, kendisini anlatmaktan yorulmuştur..